Güzellik, diyet, DİYET, diet, diyet yemekleri, zayıflama, Sağlıklı zayıflama, egzersiz, kilo verme, beslenme, hesaplamalar, kalori, kalori hesaplama, ideal kilo, sağlık, sağlık haberleri, cinsel sağlık, çocuk sağlığı, anne bebek sağlığı, Diyette.net

Güzellik Category

Alerji nasıl geçer

Kış aylarının sona ermesi ilkbaharın yüzünü göstermesi alerji mevsiminin başlaması demektir. Doğada bulunan polenler ilkbahar mevsiminin gelmesi ile yayılır ve alerjilere neden olur. Gözlerde sulanma, burunda tıkanıklık, kaşıntı ve yanma şikayetleri sıkça ortaya çıkar.

 

Alerji Nasıl Geçer?

 

Tags: , , , , , ,

Selilütlerinize SAVAŞ AÇIN

5 300×289 Selilütlerinize SAVAŞ AÇIN !

Selülit ağırlıklı olarak kadınların sorunu olmakla birlikte, kilo alan ve androjen hormonu eksikliği (veya yetmezliği) olan erkeklerde de görülebiliyor. Selülitin nedenleri arasında, cilt altı bağ dokusunda genetik yapımız ve sıklıkla hormonal sikluslarımızla ilişkili olarak ödem (su tutulması) oluşması, mikrodolaşımın bozulması, dolayısıyla yağ tutulumunun artması ve yağ lobüllerinin sert fibröz kapsülle çevrelenmesi, yani bir kısır döngü şeklinde birbiriyle ilişkili olaylar sıralanabiliyor.

Dermatoloji Uzmanı Dr. Betül Şengör’e göre amaç selülite oluş sebeplerine yönelik bir tedavi uygulamak. Bu yüzden tek bir tedavi yönteminden bahsetmek mümkün olmadığı gibi bunların hiçbiri de tek başına yeterli sonuç vermiyor. Uygulanan başlıca yöntemlere gelince; LPG masajı, elektrostimulasyon (ESM- Quantum-Caci), infrabaldan, mezoterapi ve karboksiterapi. Bunun dışında tedaviler sırasında yapılan diyetler, alınan ilaçlar ve sürülen ürünler de önemli.

Mezoterapi
Mezoterapi yöntemi ile selülit tedavisi bahar ve yaz aylarında popülarite kazanıyor. Mezoterapi kelimesi deri içine tedavi veya estetik amaçlı ilaç verilmesini ifade ediyor. Günümüzde özellikle vücuttaki lokalize yağlardan kurtulmada, selülitin tedavisinde veya cilt gençleştirme ve saçları besleme amacıyla sıkça uygulanıyor. Ayrıca fizik tedavi ve rehabilitasyon uzmanları tarafından ağrı gidermek amacıyla da kullanılıyor.

Karboksiterapi
Bu yöntemin asıl çıkış noktası bir ortamın oksijensiz bırakılmasının (hipoksik ortam), o ortamdaki yağ hücrelerinin kullanılmasını, dolayısıyla yağ dokusunun azaltılmasını tetiklediği görüşüydü. Nasıl etki ettiğine gelince; cildin altına ince bir iğne aracılığıyla verilen karbondioksit gazı öncellikle o bölgeye kan akışını hızlandıran daha da önemlisi dolaşımı düzenleyen mekanizmayı tetikliyor. Karbondioksit verilen bölgeye gelen kanın bu bölgedeki karbondioksiti alıp yerine oksijen bırakmasıyla yağ hücrelerinde yağ yakımı başlatılmış oluyor. Ayrıca bu tedaviyle oksijenlenen hücreler canlandığı için cilt sıkılaşıyor, cilt çatlakları belirgin şekilde iyileşiyor ve hücreler daha fazla yağ yakmaya başlıyor. Karboksiterapi de mezoterapi gibi özellikle LPG ile desteklendiğinde mükemmel bir selülit tedavisine, bölgesel zayıflamaya ve sıkılaşmaya olanak sağlıyor.

Caci: Selülitle Savaş
Masajın selülit tedavilerinde olumlu etkisi yıllardır bilinen bir gerçek. Mikro akım ile yüklenmiş 24 rulonun masajı yardımıyla hücrelerin hem içini hem de dışını uyarıyor. Elektrikli pedler sayesinde önceden çalışmayan adaleler çalışmış oluyor. Bu sayede de söz konusu bölgede cilt yapısı düzelip gözle görülür bir toparlanma gerçekleşiyor.

Quantum: Çok yönlü estetik
Az zamanı olan ve birkaç açıdan tedavi görmesi gereken kişiler için Quantum çok uygun bir metod. Yer değiştirmeden ve iki kere zaman ayırmaya gerek kalmadan, örneğin hem zayıflama programı hem de yüzdeki ya da eldeki kırışıklıkları giderici teknikler aynı anda uygulanabiliyor. Quantum’da tedaviler 20 dakikalık seanslardan oluşuyor ve tek bir seansta bile fark edilir sonuçlar alınabiliyor.

Quantum Couture Mode
Bu tedavi Slim Mode’a paralel olarak gevşemiş kasların toparlanmasını ve güç kazanmasını sağlamak için uygulanıyor. Göğüs, kalça, iç bacak, karın gibi bölgelerde oluşan sarkmalar bu yöntemle form kazanıyor. Hem incelmek hem de selülitlerden kurtulmak isteyenlere, Quantum cihazındayken elektro selülit masajının yanı sıra Lenfatik Drenaj uygulaması da yapılabiliyor.

Infrabaldan
İdeal vücut ölçülerini yakalayabilmek için tasarlanan infrabaldan, kişinin genel görünümünde gözle görülür farklılıklar yaratıyor. Kasları sıkılaştıran, metabolizmayı hızlandırıp geliştiren, bedeni toksinlerden arındıran infrabaldan, sadece tedavi süresince değil, yıllar sonra bile geçerli olan bir metabolizma değişimi gerçekleştiriyor. Aktif olarak pedal çevirme ve infrared ışığıyla yağ yakımının aynı anda gerçekleştiği bu sistemle sadece spor yaparak harcayabildiğimizden daha fazla kaloriyi kısa zamanda harcamış oluyoruz.

Seans süresi 40 dakika olan bu sistemle ortalama 1.5 saatlik hızlı bir spora bedel kalori harcanmakta. Üstelik bu kalori harcanması yerleşmiş olan yağ dokusundan oluyor. Ortalama her seansta 400-900 gr arasında kilo kaybetmek mümkün. Milliyet

Tags: , , , , , , , , ,

Cildiniz Her Zaman Genç ve Güzel Olsun

Kadınların yaşlanmayı ertelemek, daha genç, güzel, sağlıklı ve doğal görünüşlü bir cilt olmak için, 30 yaşından itibaren ciltlerine uygun olan antiaging ürünler kullanmaları gerekmektedir. Ancak burada ürünün içeriğindeki maddelere dikkat edilmesi gerekir. Bu kremleri doktorların reçetelemesi, ürün içeriklerinin doğru oranda, uygun konsantrasyonda ve doğru ciltte kullanılması önem taşır. Bitkisel kremler bilinçli uygulandığında cildinize sürekli bir sağlık ve güzellik sağlayacaktır.herzaman genç Cildiniz Her Zaman Genç ve Güzel Olsun…

BİTKİSEL BOTOKS FORMÜLÜ

1 yemek kaşığı Balmumu

1 yemek kaşığı Bepanthene krem

1 yemek kaşığı Yumurta akı

1 ampül E vitamini

Hazırlanışı ve Kullanımı

Balmumu benmari usulu ile eritilir ve diğer malzemeler eklenir. Bütün malzemeler güzelce karıştırılır. Bu karışım bir hafta saklanabilir.

Cilt temizlendikten sonra maske cilde uygulanır. 20 dk ciltte bekletilir ılık su ile temizlendikden sonra cilde uygun bir nemlendirici sürülür. Uygulaması haftada iki yada üç kez olabilir.

Dikkat: Aşırı yağlı ve akneli ciltler bu maskeyi kullanmamalıdır

Tags: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Pembe Maske Nedir Nerelerde Kullanılır

videoplayback

Cildi sağlıklı ve temiz tutup sürekli taze ve güzel görünmesini sağlamanın yollarından biri, kuruyan lekelenen ve yıpranan ciltlerin yeniden canlanmasını sağlayan ve son zamanlarda oldukça popüler olan ‘pembe maske’ adlı yöntemdir.
Güzelleşmek için büyük zaman ve para harcayan kadınların en fazla önem verdikleri şey şüphesiz ciltleri. Kış mevsiminin yaklaştığı şu günlerde cildi mevsim değişikliklerine karşı korumak ve yıpranmasını önlemek için bazı önlemler almak gerekiyor. Bunların başında cildin temizlenmesi nemlendirilmesi ve dış etkenlere karşı korunması geliyor.

Enes Bio Estetik Center’dan Kozmetisyen Nesrin Sürer 5 haftalık bir kür halinde uygulanan bu yöntem hakkında şunları söylüyor:

Makyajın olumsuz etkilerini siliyor

“Pembe maske yöntemi; ciltteki su vitamin ve kolajen eksikliğini tamamlayarak cildin tazelenmesine ve eski sağlığına kavuşmasına yardımcı olur. Uygulama özellikle düzensiz çalışma saatlerinden ve yoğun makyajdan olumsuz etkilenen ciltlerde son derece etkili oluyor. Biyolojik olduğu için herhangi bir yan etkisi bulunmayan bu maske 20 yaş itibarıyla her yaş grubundan kişilere ve herhangi bir tıbbi rahatsızlığı olmayan her cilt grubuna uygulanabiliyor.” Kozmetisyen Nesrin Sürer Pembe maske yönteminin cilde nasıl uygulandığını ise şu sözlerle anlatıyor:

Boyna da uygulanıyor

“Öncelikle kişiye bilgisayar ortamında cilt analizi uygulanarak cilt tipi belirleniyor ve yaşına göre bir ürün seçiliyor. 1.5 saatlik bakımdan sonra biomolekül içerikli hamur kıvamındaki pembe maske; tüm yüze ve boyun bölgesine sürülüyor. Maskenin ısısı kendiliğinden 42 dereceye yükselip sıfır dereceye düşüyor. Bu ısınma ve soğuma işlemi sırasında önceden kişinin cilt tipine ve sorununa göre seçilen aktif maddeler (vitamin kolajen elastin) cilde iyice nüfuz ediyor. 30 dakikalık bu uygulamadan sonra maske yüz kaslarının hareket ettirilmesiyle kolayca çıkarılıyor.”

Gençlerin sivilceleri yaşlıların kırışıklıkları yok oluyor

Kozmetisyen Nesrin Sürer pembe maskenin gün aşırı ya da haftada 2 kez uygulanabildiğini belirtiyor ve şöyle devam ediyor:

“Genç ciltler için hazırlanan pembe maskenin içeriğinde ağırlıklı olarak A ve C vitaminleri ile yoğun bir nem deposu olan Q10 bulunuyor. Bu vitaminler sayesinde yağ salgılaması dengeleniyor ve sivilce oluşumu azalıyor. Orta yaş grubundaki kişilerin yorgun olan ciltleri tazelenerek genç bir görünüm kazanıyor.

Olgun ciltler için hazırlanan pembe maskenin içeriğinde yoğun olarak; kolajen Q10 elastin hyolünorik asit etken maddeleri A E ve F vitaminleri ile çinko demir ve selenyum kullanılıyor. Bu maddeler kırışıklıkları azaltıyor ve oluşan gevşemeleri toparlıyor. Uygulama sayesinde cilt canlanıyor.”

Kalçayı ve basenleri sıkılaştırıyor

Pembe maske rengini içeriğinde bulunan doğal bitki köklerinden alıyor. Maskenin içinde doğal ısınmayı sağlayan kristal tuzlar var. Bu sayede hemen ısınıyor ve ısınma da yeni hücre oluşumunu tetikliyor.

Maskenin içindeki maddelerin kişiden kişiye değiştiğini belirten Kozmetisyen Nesrin Sürer “Bu maske ısınıp soğuyarak cildin sıkılaşmasını sağlıyor. Kalın bacaklı ya da düşük popolu kadınlar için de kullanılıyor” diyor

Pembe Maske nedir? Tuba Büyüküstün ve Zuhal Olcay’ın kullandığı pembe maskenin faydaları, nasıl yapılır, ne kadar sürer? Pembe Maskenin içeriği.

Yediğimiz hormonlu gıdaların hava kirliliğinin stresin zararlı tüm dış etkenlerin cildimizde yarattığı kötü etkiden pembe maske sayesinde kurtuluyoruz. Pembe maske yöntemi ile lekelenen yıpranan ciltlere elveda deme zamanı geldi. Pembe maske kürü beş haftalık bir uygulama ile ciltteki vitamin, su, kolejen eksikliğini tamamlayarak cildi parlak ve daha zinde bir görünüme sokuyor.

Pembe maske içeriğinde BİO molekül içeriyor ve hamur şeklinde yüz ve boyuna uygulanıyor. Maske ısısını kendi ayarlayıp 42 dereceden ani düşüşle o dereceye ulaşıyor bu sıcaklık ve soğuma kişinin cilt sorununa yönelik (kolejen- vitamin-elastin)ciltte nüfus etmesi sağlanıyor. bu işlem 30 dakika sürüyor ve cildi canlandırıp fonksiyonları düzeltiyor. Maskenin çıkartılması da oldukça kolay yüz kaslarınızı hareket ettirmeniz yeterli.

5 Haftada Cildiniz Yenilensin
Metabolizmanın yavaşlaması da hücreleri etkiliyor. Yenilenmesini güçleştiriyor. Pembe maskenin iç ve dış etkenlerle yaşlanmayı geciktirerek cildi rahatlatıp daha parlak daha genç görünüm sağlıyor. 5 haftalık bir kür ile cildin yağ ve nem dengesini düzeltip sağlıklı bir görünüme kavuşturuyor.

Özellikle içeriğinde A, C vitamin kompresleri barındırması sayesinde yoğun nem depolayarak q10 ağırlıktadır. Bu vitaminlerin görevi ciltte sivilce, yoğun makyaj, düzensiz beslenme, ciltte yağlanma gibi problemleri ortadan kaldırması. Pembe Maske cilt tipine göre hazırlandığı için orta yaştakilerde cildin daha genç ve düzgün görünüm almasına yardımcı oluyor. içeriğinde q 10, elastin,Hyolünorik, Asit etken maddeleri, AE ve F vitaminleri demir, çinko, selenyum bulunmaktadır. Bu kür orta yaş için hazırlanmış olup daha genç bir cilde sahip olmanızı sağlar.

Son zamanlarda genç yaşlı demeden bayanların korkusu olan selülite pembe maske yöntemi çözüm getiriyor.
Uzman Nesrin sürerin verdiği bilgilere göre selülitin yoğun olduğu bölgeler tespit edilerek bilgisayarlı sistemle masaj yapılıyor. Bu masajla metabolizma hızlanıyor ve vücuttaki yağlar yakılıyor. Üzerine özel hazırlamış selülit jel sürülüyor. İçinde kristal tuz ve bitki özleri bulunana pembe maske hamur halinde selilütlü bölgeye dökülüyor. Maskenin sıcaklığı 0 dereceden 42 dereceye kadar yükseliyor. Cildin altına nüfuz ederken metabolizmayı canlandırıp selülitlerin bağ dokusunu canlandırarak lenf sistemi harekete geçiyor vücut selülitli bölgeden arındırılıyor. Ayrıca soğuk ve sıcak şokla işlem bitince maske kalıp şeklinde çıkıyor.

Pembe maske ile 1.5 Ayda 3 Beden incelin!
Düzenli sağlık beslenme programı uygulayarak ve Pembe maske sayesinde artık hanımlar hem sağlıklı bir şekilde hem de 1.5 ay gibi kısa bir sürede 3 beden incelebilecek diyen uzmanımız Nesrin Sürer yardımcı olabilmek için birde beslenme tablosu sundu. Her seansın 45 dakika sürdüğünü ve duruma göre bu sürenin uzatıldığını belirtiyor. Her ne kadar kalıtımsal ve hormonel nedenlerden oluşsa da yağlı yiyecek asitli içeceklerde selüliti tehdit ediyor. selülit portakal kabuğu görünümünde olup genç yaşlı her yaşta görülebilir. Yani cildin esnek dokusunu zayıflaması halinde yağlar orta tabakada birikerek selüliti oluşturur. Şişman zayıf genç yaşlıların hamilelerin dikkat edecekleri kurallar başında en az 2 litre su içmek yağlı tuzlu kızartma kola ve kahve gibi içeceklerden uzak kalmaları gerekiyor. Bu kurallara uyarak sağlıklı bir yaşam ve güzel bir görünüme sahip olabilirsiniz

Tags: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Güzel Olmanın Kuralları oku

6338 guzel kizlar 779 150x150 Güzel Olmanın Kuralları

Güzel görünmek isteyen bayanların bazı basit ama gerekli kuralları bilmeleri gerekiyor. Bu kuralların en başında sağlıklı beslenmeye dikkat etmek geliyor. İşte güzel olmak ve bu güzelliği korumak için uyulması gereken kurallar…

- Sigara içmeyin. Sigara içmek ciltteki mikro dolaşıma zarar verir, cildin rengini soluklaştırır, gri ve cansız görünmesine neden olur. Saçlarınız da birçok yönden etkilenir. Sigarayı bırakmanız için doktorunuz size birçok neden sunabilir.

- Önemli vitamin, antioksidan ve mineral sağlamak üzere taze meyve ve sebze tüketerek sağlıklı ve dengeli bir diyetin keyfini çıkarın.

- Düzenli egzersiz cildinizin parlak olmasına yardımcı olur, size güzel bir duruş kazandırır ve ideal ölçüde kalmanıza yardımcı olur. Daha fazla bilgi ve sağlıklı olma adına fikir edinmek için Sağlık a bakın.

- Güneşten korunun. En büyük tehlike cildin yaşlanmasına neden olan UVA ışınlarıdır. Güneşin zarar verici etkileri ve bunlardan korunma yolları hakkında daha fazlası için Güneşten korunma ya bakın.

- Yeteri kadar uyuyun. Uyku, vücudun kendini iyileştirmesi ve zinde olması için oldukça önemlidir.

- Stres ile baş etmek üzere etkili yollar arayın. Yüz ve duruşunuza etki etmesine izin vermeyin.

- Dişlerinize iyi bakın ve düzenli olarak diş hekiminize kontrole gidin

Tags: , , , , , , , ,

Kışa Özel Bakım Güzellik Önerileri

kis-cilt-bakim, Kışa Özel Bakım ÖnerileriKoruyucu güneş kıremi ve nemlendiriciye yazın olduğu kadar kışında ihtiyacımız var.Bu yüzden güzel ve bakımlı bir cilt için nemlendiriciyi unutmamalıyız

Elleriniz
Çok sert sabunlar kullanmanız ellerinizdeki nemi yok edeceği için kurumalarına neden olur. Hatta çatlamalrına bile neden olur. Sabun yerine krem yapıda el sabunları kullanmayı deneyin.

Göz Çevresi Bakımı
Kış boyunca mutlaka göz çevrenizi korumak amaçlı güzel bir göz çevresi kremi kullanın.

Kışın gelmesiyle birlikte soğukların etkisini cildimizde de görüyoruz. Özellikle cildin kuruması karşılaşılan en büyük problem. Yüzümüz haricinde ayaklarımız, boynumuz, ellerimiz ve dudaklarımızın da kışın bakımına özen göstermeliyiz.
Kış boyunca kuru cilt, masaj ile eski ışıltısına kavuşur. Ellerinize, mutlaka el losyonu ile masaj yapın. Ciltteki kuruluk zeytinyağı, hardal yağı ve badem yağı ile yapılacak masaj ile giderilir. Kış boyunca size yardımcı olacak bazı bakım önerileri:

Pürüzsüz Cilt
Cildinizin kışın da pürüzsüz olmasını istiyorsanız, işte size bir reçete. Hardal yağı, zeytin ve susam yağı karıştırılır ve tüm vücuda sürülür. Cildinizin bebek gibi olduğunu göreceksiniz.

Saç Bakımı
Soğuk rüzgarlar saçlarınıza zarar vermeden saçlarınıza özel bakım uygulamayı ihmal etmeyin.
Dudaklarınız, kışın normalden çok daha fazla kurup çatlar. Güzel bir dudak balmi ile korumalısınız. Dudaklarınızı yalamaktan ve yemekten kaçınmalısınız.

Tırnak Bakımı
Belli aralıklarla tırnaklarınıza tırnak yağı sürün. Tırnaklarınız zayıfsa, kolay kırılıyorsa problem az su içmeniz ile ilgili olabilir. Çoğu insan yeterli miktarda su içmemektedir.

Kuru Bacaklar
Her banyodan sonra bacaklarınıza mutlaka nemlendirici losyon sürmelisiniz. Kışın ayaklarınızı yumuşak tutmak için gliserin içeren bir losyon uygulayın. Kışın çok sıcak su ile duş almak cildiniz için çok zararlıdır. Cildinizdeki doğal yağların yok olmasına neden olur.

Tags: , , , , , , , ,

Ağız Kokusundan Kurtulmak Artık Zor Değil

1-Dişlerinizi ve dişetlerinizi koruyun ağız ve dişlerinizin temizliğine dikkat edin Diş çürükleri, diş eti iltihapları ağız kokusunun önemli nedenlerindendir. Ağız içi herhangi bir enfeksiyon bakteri üremesini artıracağı için daima ağız kokusuna neden olur. Bu nedenle diş hekimizin önerilerini mutlaka dinlemelisiniz..

2-Ağızda var olan protez ve köprüleri kontrol ettirin.
Ağız içinde var olan eskimiş köprü ve protezle zamanla gıda birikmesine yol açacağından kötü kokulara neden olabilir. Bu durumlarda yenilenmesi gerekenleri değiştirmeli, eksik olan dişlerin yerleri için gerekli tedavileri yaptırmalısınız.

3-Sakız çiğneyin
Tükürük ağız kokusu ile savaşmanın en güçlü yoludur. İçinde yemek parçacıklarını yerinden söküp mideye gönderecek güçlü enzimler, güçlü bakteri öldürücü antibiyotikler vardır. Şekersiz sakız çiğnemek tükürük salgınızı artırarak ağız temizliğinize yardımcı olur. Nane şekerleri ve tatlı sakızlar genellikle işe yaramaz ve durumu daha da kötüleştirir. Ancak xylitol içeren sakızlar da bu konuda size yardımcı olabilir.

4-Tarçın kullanın
İçeceklerinizde ve uygun yiyeceklerinizde tarçın kullanabilirsiniz. Tarçın ağız içi bakterilerle mücadelede önemli bir silahtır. Eğer varsa tarçınlı şekersiz sakızlar da uygun bir öneri olabilir.

5-Daha fazla su için
Özellikle yaşla artan vücut kuruması pek çok yönden dikkat edilmesi gereken bir durumdur. Çok su içmek onlarca diğer yararının yanında dilinizin kurumasını da önleyerek ağız kokusu ile mücadelede önemli bir silah olarak kullanılabilir. Su ağız içindeki bakterilerin minimumda tutulması için direk yardımcıdır. Ayrıca tükürük salgısını artırarak da yardımcı olur.

6-Asla burnunuz tıkalı uyumayın
Sinüzit gibi hava yolu rahatsızlıkları ve burun tıkanmasına neden olan diğer durumlar geceleri ağızdan nefes almamıza neden olur. Bu durum ağzı ve boğazı kurutarak bakterilerin üremesi için ideal bir ortam oluşturur. Azalan tükürük salgısı durumu daha kötü hale getirir. Bu nedenle kesinlikle burnunuz tıkalı uyumamalısınız.

7-Basit şeker tüketiminizi azaltın
Beyaz un, beyaz şeker, glukoz/fruktoz şurubu ile tatlandırılmış tüm hazır gıdalar ağız içindeki bakteriler için inanılmaz bir hazinedir. Bu tür şekerleri çok kolay kullanarak hızla çoğalırlar. Basit şekerler (atıştırmalık tüm şekerli gıdalarda olduğu gibi) diş çürüklerine neden olur ve ağız sağlığını büyük bir süratle bozarlar. Bu nedenle basit şeker tüketiminizi azaltmalısınız. Bu da su içmek gibi size onlarca yararın yanında ağız kokunuzun azalmasına da yardım edecektir.

8-Lokmaları iyi çiğneyin
Bu sayede yiyeceklerle tükürük salgısı iyice karışır ve ağızda yemek parçası kalma olasılığı düşer. Daha çok çiğneme hareketi daha çok bakterinin yerinden koparak mideye gitmesine yardımcı olur.

9-Diş ipi kullanın
Diş ipi sayesinde fırçanın çıkaramadığı yerlerdeki bakteri ve yemek artıklarını sökebilirsiniz. Özellikle diş gövdeleri arasındaki dar bölgelerde biriken yemek artıkları hızlı bakteri çoğalmasına neden olabilir.

10-Sigara içmeyin
Sigara içmek ağız kuruluğuna neden olduğundan ağız kokusuna sebep olur. Ayrıca diğer bir ağız kokusu nedeni olan diş eti hastalıklarına da zemin hazırlar.

Tags: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Ameliyatsız, silikonsuz göğüs büyütme

Göğüslerini büyütme hayaliyle yaşayan ancak ameliyat olmaktan çekinen, silikon implantlardan korkan bayanlara çok ama çok güzel bir müjdem var!!! Uzun yıllardan beri dudakların hacmini arttırmak, ciltteki derinleşmiş çatlakları düzeltmek veya yüzdeki bazı çukurlukları doldurmak amacıyla kullanılan dolgu malzemesi olan hiyaluronik asit adlı madde, nihayet göğüslerin büyütülmesi amacıyla kullanılabilecek şekle getirildi. Hyaluronik asit, bağ dokusu hücreleri tarafınca glukozdan üretilen bir tür şekerdir. Vücutta “zaten” bulunan doğal bir yapı maddesidir. Eklem sıvısı, göz içi sıvısı, göbek bağı, cilt ve kemik başta olmak üzere, hücreler arası sıvının su tutucu maddesidir. Eklem bozukluklarında, bazı göz hastalıklarında tedavi amaçlı olarak kullanılan hiyaluronik asit, estetik cerrahide sadece

görüntüyü mükemmelleştirmekle kalmamakta, su tutucu özelliği ile cildin içindeki su miktarını da arttırarak cildi gençleştirmektedir. Göğüsleri büyütmede kullanılan hiyaluronik asit, yüz bölgesinde kullanılandan, zincir yapısının daha uzun olması açısından farklıdır ve göğüs büyütmekten başka, vücudun, yüz hariç, değişik bölgelerinde rahatsız edici çukurların doldurulmasında da kullanılmaktadır. Zincir yapısı daha uzun olduğu için, daha granüle bir görünümü vardır.

Göğüsleri büyütmek, bu malzeme sayesinde bir kuaför ziyaretinden daha zahmetli olmayacak hale geldi. Gerekli tıbbi kontroller yapıldıktan sonra sağda ve solda, göğüslerin çevresindeki ikişer noktaya az miktarda lokal anestezi uygulanmakta ve bu noktalardan her iki göğüs dokusu özel bir solüsyon ile uyuşturulmaktadır. Ardından, yine her iki tarafta birer noktadan özel kanüllerle bu dolgu maddesi göğüslere enjekte edilerek göğüsler büyütülmektedir. İşlem sırasında hasta da sonucu anında görerek -terzi aynasında pantolon paçasının uzunluğunu ayarlar gibi- istediği büyüklüğe karar verebilmektedir. İşlem sonunda kanüllerin giriş deliklerine ikişer dikiş atılmakta, hasta giyinip evine gidebilmektedir. Tabii ki kısa bir süreliğine sportif aktivitelerden uzak durulmalı, dolgu maddesinin yerine yerleşmesine izin verilmelidir. Bunun sonrasındaysa günlük yaşamda herhangi bir değişiklik olmayacaktır.kadinca.net

Rahatsız edici konturlara da en güzel örnek, popo bölgesindeki, kimilerinin gamze dediği çukurlardır. Bu çukurlar, lokal anestezi uygulanıp, tabiri caizse “şip-şak” doldurulup görüntü güzelliği sağlanmaktadır. Aynı şekilde alt bacaklarındaki şekil bozukluğundan, mesela kaslı görüntüden şikayetçi olan hastalarımız da bu dolgu malzemesiyle derman bulacaklardır. Son olarak kaza veya yaralanma sonucu oluşabilen çukurlaşmış nedbeler de bu dolgu ile doldurulup vücut konturları düzeltilebilmektedir

Tags: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Sivilceli cildin bakımı nasıl olmalı

Sivilce hayatımızın bir döneminde hepimizin sorunu olabiliyor. Sivilceler, ciltteki aşırı yağlanma yüzünden oluşuyor. Çoğumuz sivilceleri azaltmak için yüzümüzü normalden fazla yıkarız. Ancak, uzmanlar bunun yağlanmayı azaltmayacağını söylüyorlar. Sivilce sorunu olanlar, cildi kuruttuğu için sabun benzeri temizleyicileri kullanabilir, üzerine de yağsız nemlendirici sürebilirler. Ayrıca, sivilce sorunu olanların yağ içermeyen fondöten ve pudra kullanmaları gerekiyor. Sivilceli cildi temizlerken tahriş etmeyin Uzmanlar, sivilcelere limon, pudra, alkol, kolonya ve benzeri maddeler sürmenin deride tahrişe yol açabileceğini belirtiyor. • Cildi fazla hırpalamadan düzenli olarak yıkayın. • Cildi fazla kurutmamak için pH değeri derinin doğal pH’ına yakın (5.5 civarında) bir temizleyici kullanın. • Derinlemesine bir temizlik için, her 3-4 günde bir,
gözenekleri açmak için derin temizlik maskesi yapılabilir.
Beslenmeye dikkat!

Beslenme tarzı ve yediklerimiz, vücuttaki yağ ve iltihaplanmayı düzeyinde etkilidir. Dolayısıyla iltihaplanmayı önleyen bir beslenme ile kortizol düzeyini düşürerek sivilce oluşumunu önleyebiliriz. Sivilce ve akne sorunu olanlar öncelikle hayvansal yağlardan uzak durması gerek. Yağ ve şeker miktarı fazla olan hazır yiyecekler de sivilce ve akneleri besleme özelliğine sahip.

Sivilce yapan yiyecekler

Çikolata, dondurma, sosis ve dondurulmuş hazır et yemekleri, Muz, ekmek, kek, şekerleme, kurabiye, mısır, patates kızartması, sosisli sandviç, pirinç, pizza, makarna, margarin, meyve suları, puding, krakerler-cipsler, pasta, krem peynir, kızarmış yiyecekler, tatlı içkiler sivilce oluşumunu hızlandırır.

Sivilce düşmanı yiyecekler

Baklagillerle zenginleştirilmiş, meyve ve sebze açısından zengin sağlıklı beslenme cilde çok iyi geliyor. Sivilcesiz, sağlıklı bir cilt için yenmesi gerekenler: Elma, enginar, badem, fındık, tatlı kavun, barbunya, mercimek, kuşkonmaz, fasulye, armut, yoğurt, domates, ıspanak, ay çekirdeği, kiraz, vişne, kabak, kereviz, brokoli, brüksel lahanası, mantar, zeytin, zeytinyağı, istiridye, karnabahar, nohut, balık – kabuklu deniz ürünleri, somon, nar, hindi.kadinca.net

Ayrıca, kahve yerine yeşil çay içmek, günde 8-10 bardak su tüketmek, ıhlamur ve rezene gibi bitki çayları içmek de sivilce oluşmasını engeller.

Uykunuza dikkat edin!

Cilde en iyi gelen güzellik sırrı uykudur. Sakin, stressiz bir uykuyla yeterince dinlenmek cildinize çok iyi gelecektir. Gecede en az 7-8 saat uyumaya çalışın.kadinca.net

Sivilcelerinizle oynamayın

Sivilcelerinizi asla sıkmayın. Hangi aşamada olursa olsun sıkılan sivilceler enfeksiyon kapıp, yara izi ve ciltte leke yapabilir, yayılabilir.

Suna Dumankaya’dan doğal maskeler

Güzellik Uzmanı Suna Dumankaya’nın sivilceli ciltler için önerdiği doğal maskeler şöyle:

1. Birer çay kaşığı aspirin tozunu, limon suyunu ve beyaz kili karıştırıp sivilcenizin üzerine sürün ve bu maskeyi 20 dakika bekletin.

2. Bir adet orta boy soğanı pişirin ve mikserden geçirin. Ardından bir çorba kaşığı kükürtü yarım limonun suyunda eritip mikserden geçirilmiş soğanla karıştırın. Hazırladığınız bu sivilce maskesini yüzünüze uygulayın.

3. Bir çay kaşığı kükürtü un haline getirin ve içine bir tutam reyhan otunu toz haline getirdikten sonra karıştırın. Bunların içine bir adet limonun suyunu da ilave edin ve boza kıvamına gelinceye kadar karıştırın. Cildinizi temizledikten sonra bu sivilce kürünü yüzünüze serpin.

4. Öncelikle yüzünüzü oksijenli su kullanarak temizleyin. Daha sonra bir adet taze cevizin yeşil kabuğunun suyunu çıkarın ve bu ceviz kabuğu suyunu sivilcelerin üzerine sürün.

Tags: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Bitki Yağları ile Cilt Bakımı ve Yüz Maskeleri

BİTKİ YAĞLARIYLA CİLT BAKIMI VE YÜZ MASKELERİ

Haftada 2 Kilo Vermek Çok Kolay - Zayıflama Çayları - Bitki  ÇaylarıMayıs papatyası yağı, her tür cilt için
30g mayıs papatyası, 100 ml susam yağı ve 100 ml kırmızı kantaron yağına eklenir. Cam yağ kavanozu bir saat boyunca çok sıcak su banyosunda (benmarin yöntemi) bekletilir ve süre sonunda iyice çalkalandıktan sonra, tülbentten geçirilerek süzülür. Yağa batırılan pamukla yüz iyice temizlenir.

-Yağ karışımı, normal ve karışık cilt için
10’ar ml soya yağı ve hintyağı, 20 ml bademyağı ve 30 ml zeytinyağı iyice karıştırılarak koyu renkli bir şişeye aktarılır. Yağla ıslatılan bir pamukla, yumuşak hareketlerle yüze, boyuna ve dekolteye yedirilir.
-Temizlik maskesi, yağlı cilt için
1 yumurta sarısı, 1 yemek kaşığı susam yağı ve 3-4 damla limon suyu iyice karıştırılarak krem haline getirilir. Elle veya bir bezle, yüze, boyuna ve dekolteye sürülür ve 10 dakika etkilemeye bırakılır. Süre sonunda bol ılık suyla yıkanılır.
-Limon peelingi, yağlı cilt için
2 yemek kaşığı dolusu ince rendelenmiş limon kabuğu, 2 yemek kaşığı yulaf unu ve 6 yemek kaşığı dolusu buğday kepeği iyice karıştırılır ve biraz su eklenerek esnek bir lapa haline getirilir. Dairesel hareketlerle, 2-3 dakikalık bir süre boyunca cilt temizlenir. Bol ılık suyla yıkanılır.

-Yeşil çay losyonu, kuru cilt için
Orta boy bir su bardağı dolusu kaynar suda 1 tatlı kaşığı dolusu yeşil çay haşlanır, üstü kapalı olarak 10 dakika demlendikten sonra süzülür. 1 yumurta sarısı, 1 tatlı kaşığı dolusu çiçek balı ve 10 ml gliserin iyice karıştırıldıktan sonra, çayla birlikte küçük bir kavanoza aktarılarak iyice çalkalanır. Karışıma batırılan pamukla, yüz, boyun ve dekolteye friksiyonla iyice emdirilir.

-Kepek peelingi, olgun cilt için
5 yemek kaşığı dolusu badem veya buğday kepeği biraz suyla iyice karıştırılarak lapa haline getirilir. Dairesel hareketlerle, 2-3 dakika boyunca yüz iyice temizlenir.

-Canlandırıcı yüz losyonları
Yağ veya kremlerle yapılan bir temizliğin ardından uygulanan yüz losyonları, cilde canlılık kazandırır ve yatıştırıcıdır. Bir pamuk parçasını losyonla ıslatın ve yüzünüzü, boynunuzu ve dekoltenizi nemlendirin.

-Lavanta suyu, karışık cilt için
Sabahları ve akşamları, bir pamuğu lavanta destile suyu ile ıslatın ve yüzünüze, boynunuza, dekoltenize sürün.

-Lavanta suyu, yağlı cilt için
50 ml lavanta destile suyu, 2-3 damla nane yağı ve 1 tatlı kaşığı dolusu elma sirkesini bir cam kabın içinde iyice çalkalayarak karıştırın. Yüzünüzü, boynunuzu ve dekoltenizi, bu sıvıyla ıslattığınız bir pamukla temizleyiniz.

-Aynısafa losyonu, kuru cilt için
50 ml portakal çiçeği destile suyu, 50 ml gülsuyu ve 20 ml aynısafa tentürünü bir şişede iyice çalkalayarak karıştırın. Yüzünüzü bu losyonla temizleyin. Aynısafa tentürünün yapımı için gerekli bilgiyi, kitabın bitkiler bölümünde bulabilirsiniz.

-Bitki losyonu, sivilceli ve iltihaplı cilt için
1 yemek kaşığı dolusu mayıs papatyası, 1 tatlı kaşığı dolusu ince kıyılmış ayrıkotu kökü, 1 yemek kaşığı dolusu öksürükotu yaprağı(veya ebegümeci yaprağı), 1 yemek kaşığı dolusu aynısafa çiçek yaprağı (hepsi kurutulmuş olarak), 200 ml steril su, 30 ml 70 derecelik etil alkol ve 30 ml adaçayı destile suyu bir kavanoza koyulur ve ağzı iyice kapatılır. Arada bir çalkalanarak 3-4 gün bekletildikten sonra, 3-4 kat tülbentten geçirilerek süzülür. Elde edilen losyon, koyu renkli temiz bir şişeye aktarılır. Her kullanımdan önce iyice çalkalanır. Losyonla ıslatılan bir pamukla, sabahları ve akşamları, yüz, boyun ve dekolte nemlendirilir.

Yağ karışımları

Eterli bitki yağları, yüz masajları için çok uygundur veya kuru ve olgun ciltler için, bir gece kreminin yerini doldurabilirler. Ama eterli yağlar doğrudan kullanılmaz, ana madde olarak seçilen bir bitkisel yağa uygun miktarda karıştırılarak kullanılırlar. Önerilen miktarlar bir kapta karıştırıldıktan sonra koyu renkli bir şişeye aktarılır ve iyice çalkalanır. Yağların birbirine tam olarak karışabilmesi için birkaç saat beklenilmesi gerekir.

-Yağ karışımı, yağlı cilt için
15 damla limon yağı, 12 damla servi yağı(veya 10 damla kafur yağı), 10 damla lavanta yağı, 50 ml soya yağı.

-Yağ karışımı, normal cilt için
15 damla lavanta yağı, 4 damla gülyağı, 8 damla adaçayı yağı(veya ökaliptus yağı) ve 50 ml susam yağı.

-Yağ karışımı, kuru cilt için
15 damla rezene yağı(veya mayıs papatyası yağı), 5 damla lavanta yağı, 5 damla gülyağı ve 50 ml bademyağı.

-Yağ karışımı, olgun cilt için
15 damla lavanta yağı, 5 damla kekik yağı, 3 damla nane yağı, 10 damla gülyağı ve 50 ml zeytinyağı.
Deriyi Besleyici MaskelerMaskeler, cildi güçlendiren klasik güzelleştiricilerdir. İyileştirici ve güzelleştirici maddelerini cilde emdirerek, onun kendini yenileyebilmesine yardımcı olurlar. Maskeler cildi yatıştırır, gerginleştirir ve kan dolaşımını uyarırlar.

Eterli yağların etkileri
-Kafur yağı: Kan dolaşımını uyarıcı ve canlandırıcıdır.
-Karanfil yağı: Cildi yatıştırır ve dezenfekte eder.
-Lavanta yağı: İltihaplanmayı önleyici, yatıştırıcı ve hücre yenileyici.
-Limon yağı: Dezenfekte edicidir. Kırılmaya eğilimli tırnakların bakımında kullanılabilir.
-Nane yağı: Metabolizmayı uyarıcı, dezenfekte edici ve kan dolaşımını uyarıcıdır.
-Oğulotu(melisa) yağı: Yatıştırıcı ve duyarlılığı azaltıcı etkiler içerir.
-Mayıs papatyası yağı: İltihaplanmayı önleyici ve yatıştırıcıdır.
-Rezene yağı: Dezenfekte edici, yatıştırıcı ve güçlendiricidir.
-Servi yağı: Dokuları sıkıştırıcı ve dezenfekte edicidir.
-Turunç kabuğu yağı (Bergamot): Antiseptik ve iyileşmeyi hızlandırıcıdır.

Eterli uçucu yağlar, banyo katkısı olarak bile, önce katı veya sıvı yağların içinde çözündürülmelidir; çünkü suda çözünmezler ve değdikleri bölgeyi tahriş edebilirler!
Kimyasal kozmetik ürünleri genellikle, konserve edici yapay maddeler içerirler. Ürünler böylece uzun süre boyunca bozulmaz, ama derinin dengesini bozabilirler ve alerjilerin başlıca nedeni olarak tanınırlar. Bu yapay maddeler yalnızca ürünün içindeki bakterileri öldürmekle kalmayıp, derinin dengesini koruyan çok önemli doğal bakterileri de yok ederler. Burada tanıtılacak olan doğal kozmetik ürünler, dayanıklılık kazandıran herhangi bir yapay madde içermedikleri için, saklanmaları ve kullanım süreleri bakımından çok dikkatli olmak gerekir. Şifalı bitki demlemeleri ve besin maddeleri ile hazırlanan kozmetikler hemen kullanılmalıdır. Bu tanımın dışında kalan ürünlerin buzdolabında saklanması doğru olur. Bitkisel yağlar ise birkaç ay boyunca bozulmadan bekleyebilirler. Kremler ve losyonlar da en çok iki haftalık bir süre içinde kullanılmalıdırlar.
Mutfakta hazırlanan doğal kozmetiklerle deriye, saçlara ve tırnaklara hiçbir zarar vermeden bakım yapılabilir, ama bu bakım sürecinde de problemler yaşanabilir. Daha önce hep hazır kozmetik ürünü kullanmış olan kişilerde, doğal kozmetik ürünleri bazen sivilcelenme veya deri gözeneklerinin iltihaplanması gibi tepkiler oluşabilir. Bu durumlara genellikle, deri metabolizmasını güçlü bir biçimde etkileyebilen bitkiler kullanıldığında rastlanır. Alerjilerde ise durum değişiktir: Bazı bitkilere veya bitki yağlarına karşı deri hemen veya kısa bir süre sonra, kızarıklık veya kaşıntı gibi tepkiler verebilir. Bu durumda, alerjiye yol açan reçetenin kullanımına hemen son verilir. Ama önceden bir deri testi yaparak, alerjik tepki oluşup oluşmayacağı saptanabilir: Söz konusu üründen birazı, kol ekleminin iç tarafına sürülür ve ertesi güne kadar beklenir. Eğer ertesi gün o bölgede herhangi bir alerjik tepki oluşmamışsa, söz konusu reçete rahatlıkla kullanılabilir.

Tags: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,
Page 1 of 212