Ağız Kokusundan Kurtulmak Artık Zor Değil
1-Dişlerinizi ve dişetlerinizi koruyun ağız ve dişlerinizin temizliğine dikkat edin Diş …
Sağlığı yerinde olan kadınların uyguladıkları bir doğum kontrolü yöntemi de doğum kontrol haplarıdır. Doğum kontrol hapları her ne kadar çok etkin bir hamilelik önleyici ilaç olsa da bir takım yan etkilere sahiptirler. Doğum kontrol haplarının yan etkileri aşağıda listelenmiştir.
Ay halinde(adet) düzensizlikler.
Baş ağrıları ve ruhi sıkıntılar.
Göğüslerde ağrılı şişlikler.
Aşırı kilo alma.
cilt üzerinde çeştli lekeler.
Hafif Kalp rahatsızlıkları
Bazı durumlarda damar hastalıkları.
Kan basıncında artış.
Safra ve böbrek taşları.
Hazımsızlık ve Sindirim sistemi rahatsızlıkları
Tags: adet dönemi, adet görme, adet kanaması, bitkisel doğum kontrol hapları, doğum kontrol, doğum kontrol hapları, doğum kontrol hapları çeşitleri, doğum kontrol hapları kısırlık yaparmı, doğum kontrol hapları ne zaman korumaya başlar, doğum kontrol ilacı, doğum kontrol spiral, doğum kontrol yöntemi, doğum kontrol yöntemleri, farlutal kullanımı, gebelikte adet görülürmü, ginera yan etkileri, hamilelik doğum, hamilelikte adet görülür mü, hamilelikte adet görülürmü, hamilelikte doğum, hamileyken adet görülür mü, hamileyken adet görülürmü, hamileyken adet olunurmu, jinekolog, kısırlık, kızlık zarı, mesigna iğne, oral kontraseptif kullanımı, progesteron içeren doğum kontrol haplarıBeslenmedeki yanlış alışkanlıklar, yaşanan iş stresi ve benzer birçok problem ile kilo alımı hızlı olarak gerçekleşebilir. Alınan kilolar ise fiziki ve ruhsal birçok probleme yol açabiliyor. Ben kendimle barışığım diyenlerin çoğu gerçeği yansıtmıyor. Aslında kilo, başlı başına yoğun bir anksiyete nedenidir. Kilo almak depresyona neden olabileceği gibi depresyonda olmak da kilo almayı beraberinde getirebilir. Kilo almak muhtemelen artan stres veya duygusal bir aksaklık sonucu ortaya çıkar.
Kilo almaya başlayan kadın kendini sorgulamalı…
Yemek yemek birçok kadın için hem rahatlama hem de kızgınlık kaynağı olabilir. Spor yapmaktan kaçan ve kilo almaya başlayan bir kadının mutlaka kendini sorgulaması gerekir. Böyle bir tedavinin sonucu yine kilo almak olabilir, bu antidepresanlardan kaçmak için bir neden değildir fakat fazla kilolarla baş etmek için kullanılacak bir yöntem de değildir. Depresyon nedeniyle ilaç kullanan kişilerin kilolarını sık sık takip etmeleri, eğer kontrolsüz bir kilo alma söz konusu ise derhal hekimleri ile görüşmeleri gerekir.
Dr. Yavuz, kilo vermek için ya da almamak için dikkat edilmesi gereken hususları şöyle sıralıyor:
- Sabah kahvaltısı yapın. Öğün sayısını azaltmadan 3 öğün yemek yiyin, hatta ara öğünlerle günlük öğün sayınızı arttırın.
- Sebze ve meyve tüketimini artırın.
- Alkol tüketiminizi azaltın veya tamamen bırakın. Alkol, yüksek kalorisi nedeniyle gün boyu tatlı isteğinizi de artıracaktır.
- Çikolata, bisküvi gibi besin değeri düşük ama kalorisi yüksek besinler yerine taze veya kurutulmuş meyve yiyin.
- Yemeğinizi yavaş yavaş yiyin. Hızlı yemek yediğinizde, doyduğunuzu anladığınız zaman zaten gerektiğinde fazla yemişsinizdir.
- Hayvansal yağlardan kaçının. Tavukların derilerini, etlerin yağlı kısımlarını ayırın.
Katı yağlar yerine, zeytinyağı, ayçiçek yağı ve mısırözü yağı gibi bitkisel yağlar kullanın.
- Bol bol su için.
- Mümkünse her gün aynı saatte kalkın.
- Yemeklerden sonra dişlerinizi fırçalayın. Diş fırçaladıktan sonra muhtemelen canınız bir şey yemek istemeyecektir.
- Tatlı yemekten kaçının. Daha az tatlı tüketin.
- Tuz ve şeker kullanımınızı azaltın.
Doğumdan Sonra Seks Hayatı
DoĞum sonrası cinsel hayatta bazı değişiklikler olabiliyor. Aslında bu durumdan kadınlar kadar olmasa da erkekler de etkileniyor.
oğum sonrasında daha fazla salgılanan ve bebeğin emzirilmesinde büyük rol oynayan ´prolaktin´ hormonu cinsel isteksizlik ve vajinal kuruluğuna neden oluyor. Kadında doğal olarak bu hormonun aşırı salgılandığı emzirme dönemi boyunca cinsel isteksizlik sorunu baş gösteriyor.
Kaygılar
Doğum sonrası ortaya çıkan cinsel isteksizlikte estetik kaygılar da etkili. Kendini beğenmeyen kadının sevişme sırasında zihnini sürekli bedeniyle meşgul etmesi cinsel ilişkiden zevk almasını önlüyor. Bunun yanı sıra eşini eskisi kadar bakımlı bulmayan erkek de cinsel yaşamdan uzaklaşabiliyor. Disparoni, kadında cinsel ilişkiye yineleyici biçimde ya da sürekli olarak genital ağrının eşlik etmesi şeklinde nitelendiriliyor. Bu sorundan yakınan kadınlar, acının verdiği korkuyla ilişki kurmaktan kaçınıyor. Doğum sonrasında gelişen disparoninin en önemli nedeni ise, doğum sonrası kadının sağlığına tam kavuşmadan cinsel ilişkiye girmesi. Bunun yanı sıra cinsel isteksizlik yaşayan kadınlar ilişki sırasında uyarılma sorunu yaşadıkları için vajinal bölgelerinde yeterli ıslanma oluşmuyor. Vajinadaki kuruluk da disparoniye, yani ağrılı cinsel birleşmeye yol açıyor.
Etkilenme
Cinsel isteksizlik ve ereksiyon kaybı, doğum sonrasında erkekler arasında da görülüyor. Uykusuz geceler, iki üç saatte bir tekrarlanan emzirme işlemi, bebeğin sık sık hastalanması derken o güne dek sadece birbirine odaklanan çiftler, doğumun ardından neredeyse tüm ilgiyi çocuğa yöneltiyor.
Tedavi
Sorunların tedavisi, altta yatan nedene göre değişiyor. Kimi zaman kadın hastalıkları ve doğum uzmanı ile psikiyatristin birlikte çalışması yarar sağlıyor. Erkekte bir sorun varsa, devreye ürolog giriyor. Faktörler tespit edildikten sonra çifte terapi uygulanıyor
Büyük göğüsleri küçültmek için yapılan ameliyat, bir ilâ üç saat kadar sürer. Bu küçültme işlemi operatör için de oldukça zor bir ameliyattır. Göğsün yağlı dokusundan, bazen her meme den bir kiloya kadar parça çıkartılarak memenin hacmi küçültülür ve göğseyeniden biçim verilerek yukarı doğru kaldırılır.
Ameliyat sırasında göğsün uç kısmına da yeni bir biçim verilebilir. Göğse iyi bir biçim verilmişse ameliyat başarılı olmuş demektin. Ameliyat kesiğj çeşitli biçimlerde açılır; bazen ters dönmüş T biçiminde, bazen de halelerdeh koltuk altına doğru dikey olarak gelen bir biçimde kesilir.
Meme ucunun çevresine de daire biçiminde bir kesik yapılarak, dikilir ve bu bölgeye de biçim verilir. Dört ilâ sekiz gün kadar hastanede kalmak gerekir. Sonuç genellikle başarılı olur; göğüsler genellikle yeni biçimlerini korurlar. Bununla beraber, göğsün yarısından fazlası alınamayacağından, çok iri göğüsleri çok fazla küçültme olanağı yoktur.
Sarkık göğüsleri kaldırmak için, memeye tekrar biçim vermek veya göğüs derisini daha yukarı doğru çekerek yukarıdan dikmek gerekir.Çok küçük göğüsleri irileştirmek için çeşitli yollar denenmiştir.
Karından veya kaba etlerden alınan deri parçaları ekleyerek, silikon ve parafin kullanarak göğüsler büyütülmeye çalışılmıştı. Daha sonra, daha değişik bir ameliyat türü bulunmuş, memenin altına yarı akışkan silikon dolu kesecikler veya hiçbir özelli ği olmayan bir sıvıyla dolu baloncuklaı yerleştirilerek göğüsler irileştirilmeye başlanmıştır. Ameliyattan sonra kalan yara izinin boyu beş santimetre kadar ol duğundan bu iz kolay kolay göze çarpmaz.

Bu keseciklere karşı vücut tepki göstermez, üstelik göğüslerin görünüşü de oldukça doğaldır. Yusyuvarlak olan göğüsler, biçimlerini, çok az da olsa, zamanla değiştirirler. Ameliyattan sonra vücudun tepki göstermesi halinde (yüzde beş oranında) içeriye konan kesecikler kolaylıkla çıkartılabilir.
Düz göğüs çatılı, ince derili, kaburgaları gözükecek kadar zayıf kadınlara konulan kesecikler, elbise altında pek farkedilemezlerse de, çıplak olduklarında veya göğse elle dokunulduğunda keseciklerin kenar kısımlarının farkına varılır.
İşte bu nedenle, günümüzde yapılan göğüs büyütme ameliyatlarında kesecikler meme nfn altına değil, bütün göğsün arkasına yerleştirilmekte ve çok daha doğal bir görünüş elde edilmektedir. Bu ameliyatların tamamen sakıncasız ol dukları söylenemez.
Bazı kocalar, bir yabancı cismin varlığını ve ne kadar ufak olursa olsun, bir yara izini görmeyi hoş karşılamamaktadırlar. Nitekim bu konuda, bir iç salgı bezleri uzmanı “eğer amaç sadece vücudun görünüşünü güzelleştirmek ise ameliyat yerine, iyi bir sutyen takılması çok daha doğru olur” demektedir.
Tags: akne kremi, badem yağı maskesi, bakım kremi, bal maskesi, bitki hastalıkları, bitki yağları cilt bakımı yüz maskesi, bitkilerle cilt bakımı, bitkisel, bitkisel cilt bakımı, bölgesel incelme, cilt bakim, cilt bakım kremi, cilt bakım ürünleri, cilt bakım ürünü, cilt bakımı, cilt bakımı güzellik, cilt çatlakları, cilt güzelliği, cilt güzellik, cilt güzellik sırları, cilt hastalıkları, cilt için, cilt kırışıklıkları, cilt kremleri, cilt lekeleri, cilt lekesi, cilt maskeler, cilt maskeleri, cilt maskesi, cilt nemlendirici, cilt sağlığı, cilt temizliği, cilt ürünleri, doğal cilt bakımı, doğal yüz, dudak dolgunlaştırıcı, el bakımı, erkek cilt bakımı, evde cilt bakımı, göz bakımı, göz kremi, gül maskesi, güzellik, güzellik bakımı, güzellik maskeleri, güzellik maskesi, güzellik sırları, güzellik ürünleri, kalıcı makyaj, karma cilt, kimyasal peeling, kırışıklık, kırışıklık tedavisi, kuru cilt, kuru cilt bakımı, maskesi, mezoterapi, peeling maskesi, protez tırnak, saç bakım ürünleri, saç bakımı, saç dökülmesi, saç ürünleri, saç yağları, sağlık cilt, sağlık güzellik, sağlık maskesi, şampuan, selülit, selülit için, selülit yağları, sivilce, sivilce izleri, sivilce kremi, sivilce maskesi, suna dumankaya cilt, tırnak bakımı, vücut bakımı, vücut maskesi, yağlı cilt, yumurta maskesi, yüz bakımı, yüz bir, yüz kremi, zayıflama ürünleriYağ enjeksiyonları ve dolgu maddeleriyle, artık dekoltenin yaşı ele vermediğini belirtiyor ve konuyla ilgili merak edilenlere ışık tutuyor.Artık belirli bir yaştan sonra, dekolte giyinmekten kaçınmak tarih mi oluyor? Zamanla sıkılığını kaybeden cilt, zararlı güneş ışınları ve yanlış kullanılan kozmetik ürünleriyle sarkmış, çizgi çizgi olmuş ve lekelenmiş bir görüntüye bürünür. Kadınlarda boyun estetiği ne kadar önemliyse, dekoltenin güzelliği ve estetik duruşu da aynı şekilde önemlidir. Yaşı kaç olursa olsun, kadınlar dekolte giymeye bayılır. Belli bir yaştan sonra bacaklarını, kollarını beğenmeyip saklasalar bile, dekolteden hoşlanmaya devam ederler ki biz de estetik tıbbın sağladığı imkanlarla kadınların bu arzusuna cevap verebiliyoruz artık. Evet, kadınlar ilerleyen yaşlarda da dekolte giyebilirler; artık boyunlarını, dekoltelerini gözlerden saklamak durumunda değiller.
Dekolte estetiği kimlere uygulanabilir?
Dekolte bölgesindeki tüm çizgilenmeler kadınlar için gerçekten rahatsız edici bir görüntü yaratıyor. Ayrıca dekolte bölgesinde oluşan yağ birikmesi sonucunda bu bölgelerde meydana gelen elastikiyet kaybı sebebiyle, deri zamanla aşağı doğru inerek vücutta dikkat çeken, kötü bir görüntü oluşturuyor. Uygulama, yaş almaya bağlı olarak az önce sıraladığımız şikayetleri olan, orta yaş ve üzeri kişilere yöneliktir. Ayrıca dış etkenlerden dolayı yara veya yanık izi kalmış kişilerde de başarılı sonuçlar alıyoruz.
Dekolte estetiği nasıl uygulanıyor?
Dekolte estetiği 4 basamakta tamamlanır. Bunlardan birincisi, kırışıklıklara dolgudur. Bu, dekolte bölgesindeki deri elastikiyetinin bozulmasıyla oluşan sarkma ve ince kırışıklıkları özel dolgu maddeleriyle doldurarak daha gergin ve pürüzsüz bir bölge elde edilmesi şeklinde açıklanabilir.
İkinci basamak, peeling’le canlandırmadır. Küçük peeling ajanlarıyla derinin canlanmasını sağlayarak, elastikiyetini artıracak işlemler uyguluyoruz. İleri derecede artmış çizgiler varsa, yağ enjeksiyonları yapılıyor.

Seks hakkında araştırmalar yapıldıkça yeni bir şeyler keşfedilmeye devam ediyor. Bize enteresan gelenleri sizlerle paylaşıyoruz. Bakın ne kadar ilginç, Kadınların yüzde 1 i sperme alerjiktir. Hatta bazıları sırf sperme değil, erkek organının kendisine de reaksiyon gösterir. Neyse ki bu tür sorunlarda prezervatif kullanılması sorunu gideriyor.
Son araştırmalar, 100 kişiden 1 inin aseksüel olduğunu, yani karşı cinsten birine ilgi duymadığını gösteriyor.
Kadınların yüzde 2 si daima uyarılmış halde olabiliyor. Buna devamlı orgazm sendromu da deniyor. Bu kadınlar günde 10 dan 100 e kadar orgazm yaşayabiliyor.
20 li yaşlarındaki erkekler günde 10 defa boşalıp yeniden ereksiyon yaşayabilir. Bu olayı yüksek testosteron seviyesine borçlular.
Erkeklerin testisleri vücutlarının diğer 2 bölgelerine göre 12 derece daha soğuktur, böyle olmasaydı, spermin kalitesi bozulurdu. Soğuk havaya girildiğinde, kaslar testisleri yukarı kaldırıp vücuda yaklaştırır, böylece vücut sıcaklığından yararlanırlar. Sıcak havada ise; testisler aşağıya inip, hava sirkülasyonundan faydalanırlar.
Erkekler ne kadar çok orgazm yaşarlarsa, vücutları o kadar az sperm üretir. Yani, bir gün önce orgazm yaşayan bir erkek bir çorba kaşığı kadar sıvı boşaltırken, birkaç saat önce orgazm yaşayan erkekte bu miktar daha azdır.
İtalya da yapılan bir araştırma, her gün çikolata yiyen kadınların seks konusunda daha istekli olduklarını ve daha şiddetli orgazm yaşadıklarını gösteriyor.
Sekiz saatlik bir gece uykusu sırasında erkekler ortalama 6 kez ereksiyon yaşayabilir. Bunun nedeni ise, bölgedeki hücrelere oksijen gitmesidir.
Uyarıldığında, büyüyen tek cinsel organ erkeklerinki değil. Kadınlar da uyarıldıklarında ereksiyon yaşarlar. Vajina büyür, meme uçları sertleşir, G noktası ise bir ceviz boyutuna ulaşır.
Düzenli cinsel hayatı olan erkekler, daha çok mastürbasyon yaparlar.
Düzenli olarak seks yapan erkeklerin testosteron üretimi fazla olduğu için, onların seks iştahı daha fazladır.
Kadınların çoğunun orgazma ulaşabilmeleri için bel altı bölgelerinin uyarılması gerekir. Kadınların yalnızca yüzde 1 i sırf göğüslerine dokunulduğunda orgazma ulaşır.
1800 lü yıllarda insanlar baharatlı yiyeceklerin seks isteğini artırdığına inanırlardı.

Dr. Bülent Cihantimur’un kendisi tarafından geliştirilen bir cihazla vücudunuzun istemediğiniz bir bölgesinde toplanmış olan yağlar yine vücudunuzun başka bir bölgesindeki çukur veya ince olan bölgeye transfer ediliyor. Yağ enjeksiyonu zaten yıllardır var olan ve sıklıkla uygulanan bir yöntemdir. Klasik yağ enjeksiyonunda önce yağ dışarı alınır,serumla yıkanarak kandan temizlenir,santrifüje edilerek inceltilir ve daha sonra enjekte edilir. Tüm bu aşamalar en az 30-45 dk sürer ve yağ hücreleri bu esnada havayla temas ederler,sıcak bir ortamda oksijensiz kalırlar ve bir çok aletle temas ederler. Ayrıca bu yöntemle büyük miktarlarda yağ toplamak çok zordur.
Cihantimur Yağ Transfer Sisteminde ise vücuttan çekilen yağ hiç dışarıya çıkarılmadan özel geliştirilmiş olan cihazla vücudun diğer bölgesine transfer ediliyor.Böylece yağ hücreleri asla havayla temas etmez,bir çok aletle temas etmez,vücudun dışında ki sıcak bir ortamda uzun süre beklemezler. Bu sistemin klasik yağ enjeksiyonuna göre avantajları şunlardır: 1.Yağların canlı kalma ve tutma oranı daha yüksektir.
2.Enfeksiyon riski yok denecek kadar azdır.
3.Vücuttan alınan yağın tamamını toplanabilir.Bu nedenle enjekte edilebilecek yağ miktarı çok daha fazladır. Cihantimur Yağ Transfer Sistemi ile yapılan operasyonlar: 1. Popo büyütme
2. Meme büyütme
3. Dudak büyütme
4. Çarpık bacak düzeltme
5. Ayak bileği kalınlaştırma
6. Yüz çukurlarını ve çizgilerini doldurma
7. Popo yanlarındaki çukurları doldurma
8. Çok derin Akne (sivilce) çukurlarını doldurma
9. Daha önce yapılmış Liposuction sonrası oluşan çukurları düzeltme
10. El sırtının derisini kalınlaştırma