Batık kıl nasıl önlenir…
Cilt güzelliğine gölge düşüren sorunların birisi olan ve sık sık …
Gebelikte alkol kullanımı ile ilgili yapılan araştırmalar sonucunda, yemekte bir ve iki kadeh alkol tüketiminin bebeğe hiç bir olumsuzluk yaratmadığı kanıtlanmıştır. Fakat gebelikte alınan fazla miktar içkinin bebeğin anne karnındaki yaşamını olumsuz bir şekilde etkilediği ve bebeğin sağlıklı doğması halinde gelişiminin olumsuz etkilendiği bildiriliyor.
Anne kan dolaşımı ve bebek kan dolaşımı ortak olduğunda alkol anında annenin kanından bebeğin kanına geçebilirken, gebelikte tüketilen alkol miktarı arttırkça riskte üst seviyeye çıkmaktadır. Gebelikte aşırı derece de tüketilen alkol bebeğin cilt sağlığını ve zihin sağlığını olumsuz etkiler.
Gebelik için güvenli veya sağlıklı olarak adlandırılabilecek olan alkol dozu yokken, birkaç kez bir iki kadeh içilmesinde sakınca görülmemektedir. Doğum günlerinde, kutlamalarda, özel günlerde ve evlilik yıl dönümlerinde şarap ve bira gibi içkilerin çok az olması şartıyla tüketilebileceği belirtiliyor. Ancak mecbur durumda kalmadığınız sürece alköl tüketimi gerçekleştirmenizi önermiyoruz.
Tags: gebelikte alkol, gebelikte alkol bağımlılığı, gebelikte alkol kullanımı, gebelikte alkol kullanmak, gebelikte alkol tüketimi, gebelikte alkol tüketme, gebelikte alkol tüketmek, hamilelikte alkol bağımlılığı, hamilelikte alkol kullanımı, hamilelikte alkol kullanmak, hamilelikte alkol tüketimi, hamilelikte alkol tüketme, hamilelikte alkol tüketmekGebelik döneminde anne adayı İslamiyet’in en önemli ibadet biçimi olarak sayılan oruç ibadetini gerçekleştirmek isteyebilir.Bu ibadeti gerçekleştirmek isteyenlerin doktordan onay alarak dengeli, düzenli ve verimli bir şekilde beslenmesi gereklidir. Düzenli beslenildiği taktirde oruç hiçbir şekilde gebe adayı için sorun yaratamayavakken, anne ve bebeğin ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde beslenmeye özen gösterilmelidir. Sağlıklı gebe iftar ve sahurda tahıl grubu, meyve, sebze, et ve süt ürünleriyle bol sıvılı gıdaların tüketimini sıkça gerçekleştirmelidir.
Diyabet, hipertansiyon ve kalp hastalıkları gibi benzer hastalıkları bulunan gebelere oruç tutulması pek önerilmez iken, kesinlikle doktor tavsiyelerine uyması önerilir. Gebeliğin ilk üç ayında tutulan oruç hem anne hem de bebeği olumsuz etkilemez iken, son döneminde tutulan oruç içinse mutlaka doktor izni olması gerekmektedir.
Tags: hamile oruç sakıncalımıdır, hamile oruç tutabilir mi, hamile oruç tutar mı, hamile oruç tutması sakıncalı mı, hamile oruç tutması sakıncası, hamilenin oruç tutması, hamilenin oruç tutması sakıncalı mı, hamilenin oruç tutması sakıncalı mıdırKalp, damar ve kalıtsal hastalıklar yaşayanların, daha önce düşük tehlikesi geçiren gebelerin kesinlikle oruç tutmaması önerilirken, bebeğin gelişiminde bir sorun gözleniyor ise, doktor uygun görmüyor ve anne adayı bünyesinde sistemik bir hastalık içeriyor ise kesinlikle oruç tutması hem bebeğin hem de kendisinin sağlığını olumsuz yönde etkileyebilir.
Özellikle hamilelik döneminde anne adayı daha fazla enerji tükettiğini için sağlıklı beslenmesi ve vitamin içeren besinler tüketmesi gerekirken, vücudun dirençli olamadığı anlarda orucun tutulmaması önerilmektedir.Genelikle ve özellikle yeni anne adaylarında bulantı, kusma, mide ekşimesi ve mide yanması gibi yakınmalar olacağından ve bu yakınmaların anne adayının ibadetini olumsuz etkileyeceğinden dolayı yeni hamilelerin pekte oruç tutması önerilmemektedir.
Gebelik dönemindeki şikayetlerin oruç tutulması halinde daha sık bir şekilde seyir edebileceğini sizlere hatırlatmamız gerekirken, bu gibi durumların gözlenildiği taktirde hem anne hem de bebek sağlığı için oruç tutulmaması önerilmektedir.
Tags: hamile oruç sakıncalımıdır, hamile oruç tutabilir mi, hamile oruç tutar mı, hamile oruç tutması sakıncalı mı, hamile oruç tutması sakıncası, hamilenin oruç tutması, hamilenin oruç tutması sakıncalı mı, hamilenin oruç tutması sakıncalı mıdırGünümüzde tıp alanında gerçekleşen buluşlarla birlikte birçok hastalığın çözümü çok daha kolay bir hale gelmiş olsa da, hem uzmanlar hem de insanlar alternatif tıp olarak adlandırılan bitkisel çaylar ile şifalı bitkilere yönlenmeyi tercih ediyorlar.
Kadının en hassas dönemi olarak adlandırabileceğimiz gebelik döneminde tüketilen besinler ve bitkiler oldukça önemli iken, birçok bitkisel ürün kullanımı gebelikte güvebli kılınıyor. Kimi zaman bitkilerin tüketiminin bir kısmı rahimde kasılmaya sebep olurken, düşüklere dahi yol açabildiğini bildirelim. Bazen ishal, bulantı, kusma ve daha fazlasını beraberinde getiren bitkisel çayların kesinlikle aşırı ve kontrolsüz kullanılması önerilmemektedir.
Gebelikte bitkisel çayların kullanımında oluşturduğu bir diğer tehlike zararlı artıklar, böcek, toprak ve hatta kurşun gibi hijyenik olmayan elementleri bünyeye kazandırması olurken, toplanma, saklama ve ambalajlama aşamalarına kesinlikle dikkat edilmesi gerekli.Hamilelikte bitkisel çay içmek isteyenlerin böyle bir çayı alırken içeriğini kontrol etmesi gerekirken, özellikle ülkemizde olmayan ve başka ülkelerden getirilen bitkisel çaylar tercih edilmemeli. Bilindik ve tanındık markaların tercih edilmesi önerilir.
Tags: gebelikte bitkisel, gebelikte bitkisel çay, gebelikte bitkisel çay tüketimi, gebelikte bitkisel çaylar, gebelikte bitkisel çaylar faydalı mı, gebelikte bitkisel çayların faydası, gebelikte bitkisel çayların zararı, hamilelikte bitkisel, hamilelikte bitkisel çay, hamilelikte bitkisel çay tüketimi, hamilelikte bitkisel çaylar, hamilelikte bitkisel çaylar faydalı mı, hamilelikte bitkisel çayların faydası, hamilelikte bitkisel çayların zararıBirçok gebenin düşündüğü bu soruyu sizler için hazırladığımız makale ile birlikte ele aldık. Deniz ürünlerine olan yatkınlığınız ile biliniyorsanız gebelik döneminde bunun bebeğinizin sağlığına oldukça önemli artılarının bulunacağı bilinirken, bebeğinizin beyin ve göz gelişimi için annenin Omega-3 yağ asidi ve özellikle DHA ile EPA gibi besin kaynaklarını alması önerilir.
D vitamininde ve gelişmekte olan bir bebek sağlıklı bir gebelik döneminin habercisi iken, diğer bir yandan bazı balık türleri ise civa gibi tehlikeli maddeler içerdiği için tüketilmemesi önerilmemektedir.
Gebelik döneminde özellikle tatlı su balıklarının tüketimini gerçekleştirmeniz önerilirken, neredeyse tüm balıklar ve kabuklu deniz ürünleri civa içerir. Büyük balıkların hem küçük balıkları yediği hem de daha uzun süre yaşadığı ön görülürse, gebelikte daha çok küçük balıkların tüketilmesi ön görülür.
Tags: gebelikte balık, gebelikte balık nasıl beslenilmeli, gebelikte balık tüketilmeli mi, gebelikte balık tüketimi, gebelikte balık tüketmeli mi, gebelikte balık yağı, gebelikte balık yağı hapı, gebelikte balık yağı kapsülü, gebelikte balık yağının faydaları, gebelikte balık zehirlenmesi, hamilelikte balık, hamilelikte balık nasıl beslenilmeli, hamilelikte balık tüketilmeli mi, hamilelikte balık tüketimi, hamilelikte balık tüketmeli mi, hamilelikte balık yağı, hamilelikte balık yağı hapı, hamilelikte balık yağı kapsülü, hamilelikte balık yağının faydaları, hamilelikte balık zehirlenmesiUzmanlar, 18 yaş üstü kadınların yarısından fazlasının başvurduğu döl yolunu yıkamanın, gebeliği ya da cinsel yolla bulaşan hastalıkları önlemediğini, buna karşılık ciddi sağlık sorunlarına yol açabildiğini bildirdi.
Kadınların sık sık başvurduğu bu yöntemin gebeliği ve cinsel yolla bulaşan hastalıkları önlemediği ortaya çıktı…
Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Akdur, aile içinde nesilden nesile aktarılarak varlığını sürdüren döl yolunu yıkama alışkanlığının sağlık üzerinde olumsuz sonuçlar doğurabileceğini söyledi.
Araştırmalara göre, Türkiye’deki 18 yaş üstü kadınların yüzde 50-60′ının temizlik ya da hamilelikten korunma gibi nedenlerle çok sık aralıklarla döl yolunu yıkadığını ifade eden Akdur, bunların yanlış inanışlar olduğunu belirtti.
Birçok kadının döl yolunu yıkamanın gebeliği önlediği, cinsel yolla bulaşan hastalıklardan koruduğu inancına sahip olduğunu ifade eden Akdur, “Döl yolunu yıkamak gebeliği ya da cinsel yolla bulaşan hastalıkları önlemez. Buna karşılık çok ciddi sağlık sorunlarına neden olabilir” uyarısını dile getirdi.
İstemsiz gebeliklerin çoğunun bu tür etkisiz yollarla korunma sonucu meydana geldiğini kaydeden Akdur, şunlara dikkati çekti:
“Gebeliği ve bulaşıcı hastalıkları önlemek için döl yatağını yıkayan kadınlar, hem bunlardan korunamıyor hem de bu davranışlarının sakıncalarına maruz kalıyor. Hamile kalmak istemeyenler, böyle sakıncalı ve etkisiz bir yola başvuracaklarına etkili ve sağlıklı bir yöntem kullanmalıdır. Bu amaçla aile hekimlerine başvurmaları, onların yardımını almaları daha yerinde olur.”
Tags: cinsel bölge temizliği, Cinsel Hastalıklar, cinsel sağlık, cinsel yolla bulaşan hastalıkları önlemek, döl yolu temizliği, döl yolunu yıkamak, döl yolunu yıkamanın zararları, gebeliği önleme yöntemleri, gebeliği önlemek, gebelik, genital bölge temizliği, hamileliği önleme yöntemleri, hamileliği önlemek, hamilelik, Kadın Sağlığı, rahim ağzı kanseri, sağlık sorunları, serviks kanseriHamilelik başlayınca seks hayatı sona ermiyor. Bırakın sona ermeyi, hamileliğin son zamanlarına doğru libidonuz daha da yükseliyor. Genital bölgedeki kanlanma arttığı için daha kolay uyarılıyor ve daha kolay orgazma ulaşıyorsunuz.
Tıbbi bir engel yoksa hamilelik boyunca cinsel ilişkiyi devam edebilir, ama her pozisyonda değil!
Üstelik hamilelikte yaşadığınız seks ve orgazm, inanılanın aksine, size de bebeğinize de zarar vermiyor. Orgazm sonrası genel bir rahatlama sağlayan endorfin salgısı (mutluluk hormonu) hem sizi hem de bebeğinizi mutlu ediyor.
Misyoner pozisyonuna kısa süreli veda
Hamilelikte sekse evet. Ama nasıl bir seks? Hamilelik öncesi tercih ettiğiniz sevişme pozisyonlarından bazılarını terk etmek zorundasınız. Örneğin kadının sırt üstü düz uzandığı ve erkeğin üstte olduğu, misyoner pozisyonu denilen duruş, bebek bekleyen çiftlerin yüzde 80’i tarafından terk ediliyor.
Çünkü bu pozisyon, özellikle gebeliğin ilerleyen zamanlarında, karnın yaptığı basınca bağlı olarak hem anneye rahatsızlık veriyor hem de bebeği döl yatağı içinde basınca maruz kalma tehlikesiyle baş başa bırakıyor.
Ayrıca bebekle birlikte büyüyen rahim, siz düz yattığınızda vücudunuza kan dağıtan ve toplayan büyük damarlar üzerine önemli basınç yapıyor ve kan dolaşımını bozuyor. İşte bu nedenle rahme baskı yapmayan ya da en az baskı yapan pozisyonları tercih etmek gerekiyor.
İşte hamilelikte tercih edilebilecek cinsel ilişki pozisyonları:
1. Kadının gövdesinin yukarıdan itibaren beline kadar olan kısmı ve başı havada kalacak şekilde sırt üstü uzandığı ve dirseklerinden destek alarak doğrulmaya çalışıyormuş gibi durduğu pozisyonda, erkeğin kadının üzerinde oturur şekilde ilişkiye girdiği duruş.
2. Kaşık pozisyonu olarak adlandırılan, kadının ve erkeğin yan yana yattıkları, erkeğin kadının arkasında kalarak ilişkiye girdikleri pozisyon.
3. Erkeğin sırt üstü düz uzandığı ve kadının erkeğin üzerinde oturarak ilişkiye girdiği pozisyon.
4. Çift ayakta iken, erkeğin kadının arkasında kaldığı, kadının belden öne doğru eğilerek ilişki kurduğu pozisyon.
5. Köpek pozisyonu adı verilen, kadının elleri ve dizleri üzerinde durduğu, erkeğin kadının arkasında olduğu pozisyon.
6. Kadın ve erkeğin yüz yüze, kucak kucağa oturarak, kadının bacaklarını erkeğin beline doladığı duruş.
Tags: açıklanmamış vajinal akıntı, açıklanmamış vajinal kanama, cinsel ilişki, gebelikte cinsel ilişki, gebelikte güvenli seks, gebelikte orgazm, gebelikte seks, gebelikte sevişme pozisyonları, genital bölgedeki kanlanma, güvenli seks, hamilelik, hamilelik boyunca cinsel ilişki, hamilelikte cinsel ilişki pozisyonu, hamilelikte orgazm, hamilelikte seks, hamilelikte sevişme pozisyonları, kaşık pozisyonu, kolay orgazm, köpek pozisyonu, libidonun yükselmesi, misyoner pozisyonu, seks hayatıToplumumuzda, cinsellik üzerine konuşma ve tartışma, günümüzde hala tabular arasındadır. Bazı kadınlar bu konuyu doktoruna açmaktan kaçınırken, bazen de doktorlar hastası ile açıkça konuşmaktan çekinir. İşte hamilelikte cinselliğin kuralları.
Hamile kadınlar, bilgi eksikliği nedeni ile cinsel ilişkiden uzak duruyor. Oysa, engel oluşturan bir durum yoksa hamileliğin son gününe kadar cinselliklerini yaşayabilirler.
İletişim kopukluğundan, çiftler hamilelikte seksten uzak durmaları gerektiği mesajını çıkartırlar ya da halk arasındaki inançlara göre davranırlar. Halk arasında, birinci trimestr’de (hamileliğin ilk 16 haftası) cinsel ilişkinin düşük ile sonuçlanacağı inancı yaygındır. Bilimsel olarak en fazla hamilelik kaybının 1. trimestr’de olduğu, bu kayıpların cinsel ilişki nedeni ile olmadığı, genetik bozukluklara bağlı meydana geldiği bilinmektedir.
Cinsel ilişki bebeğe zarar vermez
Hamileler, cinsel istek artışına rağmen, cinsel ilişkinin rahim ağzının açılmasını kolaylaştıracağı ve erken doğuma neden olacağı, damarların açılıp kanayacağı, erkek cinsel organının bebeğin başına zarar vereceği gibi asılsız, rahatsız edici düşünce ve inanışlara kapılıp, cinsellikten uzak dururlar.
Her ne kadar orgazm (boşalma) oksitosin (rahim kasını kasıcı madde) salgılanmasına neden olup rahim kasılmalarına yol açsa da bunlar doğumu başlatmaz, erken doğuma neden olmaz.
Cinsel ilişki bebeğe (fetusa) zarar vermez, erkek cinsel organının bebekle fiziksel olarak teması yoktur. Anne karnındaki bebek;rahim kasları, içinde bulunduğu gebelik kesesi ve kese içindeki sıvı ile darbelere karşı koruma altındadır.
Rahim ağzı kanalındaki (servikal kanal) salgıların koyulaşması ile oluşan mukus tıkaç, bakterilerin ve semenin (sperm) rahim içine girmesini engelleyen bir bariyer oluşturur.
Bir doktora danışılmalı
Cinselliğe engel oluşturacak tıbbi problemler olmadıkça, hamilelik süresince hatta son güne kadar cinsel ilişki yasak değildir. Hamileler, cinsel ilişkinin zararlı olabileceği koşulları kendi kendine değerlendirebilecek bilgi donanımından yoksun oldukları için bu konuda en sağlıklı bilgiler, kadın doğum uzmanlarından alınabilir.
Hamilelikte cinsel ilişkinin yasak olduğu durumlar
Tags: bakire, birinci trimester, cinsel yolla bulaşan hastalık, diet, diyet, düşük riski, düşük tehlikesi, düşük yapmak, erken doğum, erken doğum tehlikesi, gebelikte cinsel ilişki, gebelikte cinsel ilişkinin kısıtlanması, gebelikte cinsel yaşam, gebelikte cinsellik, gebelikte düşük, gebelikte kanama, gebelikte kasılma, gebelikte şiddetli kasılmalar, güvenli şekilde cinsel ilişki, hamilelikte cinsel ilişki, hamilelikte cinsel ilişkinin kısıtlanması, hamilelikte cinsel yaşam, hamilelikte cinsellik, meme başı uyarısı, placenta previa, plasentanın doğum kanalını tıkaması, previa tanısı, vajinal kanamaKış aylarında soğuk algınlığı ve grip kapımızdan ayrılmaz. Grip olmak ve soğuk algınlığı ile baş etmek hiç birimizin istediği bir durum değildir. Ama yine de hafif derecede de olsa yakalanmamak elde değil. Çoğumuz bir ilaç bir iğne ile bu hastalığı def edebilirken gebe annelerin böyle bir şansı yoktur.

Gebelik döneminde grip ve soğuk algınlığına yakalanan kadınların virüsü bebeğe geçmeyecektir, geçse bile bu çok düşük bir ihtimaldir. Ama bu hastalık sizin zatürre ve bronşit gibi ağır bir hastalığa yakalanmanıza neden olabilir. Gebelik döneminde hafife alınmaması gereken bu hastalığa yakalandıysanız mutlaka bu önerileri dikkate almalasınız.
Öneriler;
Tags: gebelik döneminde grip, gebelik döneminde gripten korunmak için, gebelik döneminde soğuk algınlığı, gebelikte girip, gebelikte soğuk algınlığı, gribi önleme yoları, gripten korunma yolları, hamilelik döneminde grip, hamilelik döneminde soğuk algınlığı, hamilelikte grip, hamilelikte soğuk algınlığı, hamileyken grip olmak, hamileyken grip olmamamak için, soğuk algınlığından koruma yollarıGebelik döneminizin sağlıklı geçmesi için düzenli ve kontrollü beslenme çok önemlidir. Hamilelikte doktor kontrollerinin yanı sıra sağlıklı ve doğru beslenmeye de önem verilmelidir. Yeterli miktarda karbonhidratlar, proteinler, vitaminler ve minerallerin alınması vücudunuzu oluşturan hücrelerin düzenli ve dengeli çalışmasını sağlar.

Gebelik döneminizde tek taraflı beslenmek yapılan en büyük hatalardan biridir. Oysaki bu dönemde vücudunuzun tüm besin maddelerine ihtiyacı vardır. Vücut bu besin maddelerinden yoksun bırakılmamalıdır. Gebelik döneminde uzmanların beslenme önerilerine kulak verin.
Tereyağ, hayvani kökenli kuyruk yağı gibi doymamaış yağ oranı yüksek besinleri çok az tüketmelisiniz. Doymuş yağ oranı yüksek olan ay çiçek, mısırözü, soya, fındık, zeytin yağı almaya dikkat etmelisiniz.
Yoğurdu ve sütü yağsız olanından tercih edin. Aynı zamanda yağlı kırmızı et değilde yağsız et tercih edin. Yağlı besinler yerine tavuk, kuru baklagiller ve balık tercih edebilirsiniz. Az yağlı süt ve süt ürünleri tüketilmelidir. Yağ tüketimini azaltmak için yemeklerinizi haşlama yapıp, fırında veya ızgarada pişirebilirsiniz.
Şekerli gıdalardan uzak kalmalısınız. Çay ve kahve ya şekersiz içilmeli yada çok az şeker kullanılmalı. Günde 3 baraktan fazla çay ve kahve tüketmemelisiniz. Bitkisel çayları ise doktorunuzun önerdiği miktarda tüketebilirsiniz.
Tags: gebelikte beslenme önerileri, gebelikte dengeli beslenme, gebelikte doğru beslenme, gebelikte düzenli beslenme, hamilelikte beslenme önerileri, hamilelikte dengeli beslenme, hamilelikte doğru beslenme, hamilelikte düzenli beslenme